| 1950'lerden Günümüze Aktarılan Deneyim |
|
ETİK, YASA VE HİPNOZHİPNOZ ETİĞİ ISH ETİK KODLARI (Meslek Ahlakı Tüzüğü) 1979'da hazırlanıp Ağustos 1980'de tüm ISH üyelerinin oylarıyla kabul edilmiştir. Uluslararası Hipnoz Derneği (ISH) hipnozun en üst profesyonel seviyede klinik kullanımı ve bilimsel incelenmesine adanmıştır. Her üyenin bağlı olması gereken etik kanunlar, üyeliğin yapısı gereği düzenlenmiştir, kişisel ve profesyonel ilişkilerin yüksek standartlarına göre uyulacak kişisel yemin yerine geçer MADDE 1 ISH üyeleri hipnozu veya hipnotik teknikleri klinik çalışma veya deneylerde uygularken her zaman hastanın veya süjenin (denek) sağlığını en ön sırada düşünürler. a- Uygun profesyonel ya da bilimsel alanda hekim, diş hekimi, psikolog (doktora yapmış) veya diğer tanımlanmış profesyonel çalışanı yönlendiren profesyonel ilişkiler standardı o kişilerin tüm hipnotik teknikleri kullanımı sırasında geçerlidir. b- Herhangi bir hasta ya da süjenin beklenmeyen bir stresle ya da bir başka riskle karşı karşıya kalması halinde uygun önlemler alınmış olmalıdır. Stres veya riskle karşılaşıldığında hasta ya da denek uyarılmalı ve kendisinden izin alınmalıdır. Bu riskin kestirilmesi zor bir iştir ve şüphe durumunda pratisyen, profesyonel meslekdaşları ile temas kurmalıdır. MADDE 2 Hipnoz diğer bilimsel ya da klinik çalışmalara yardımcı olarak düşünülebilir, bu nedenle hipnotik teknikte yeterlilik tek başına bir uzmanlık veya araştırma alanı kabul edilmez. a- Hipnoz çalışmasının diğer uzmanlıklara bağımlı olması görüşüyle, ISH'e üye olabilmek için klinik ya da bilimsel konuda hipnoz tarafından temsil edilmeyen bir yeterlilik alanında ulusal organizasyonlara üye olmak gerekir. (Bu, doktorlar için tabib odası, diş hekimleri için diş tabipleri odası vb. gibidir.) b- a fıkrası profesyonel organizasyonun bilimsel ya da varsa etik standartlarına da uyulmasını gerekli kılar. Belirli bir organizasyonun uygulama ya da denetimi ISH tarafından soruşturulamaz. MADDE 3 Her ISH üyesi hipnozun klinik ya da bilimsel kullanımını kendi yeterlilik ve uzmanlık alanının profesyonel standartlarını aşmayacak şekilde sınırlar. MADDE 4 Hipnoz bir tür eğlence aracı olarak kullanılamaz. Hiçbir ISH üyesi toplum eğlencesi yapamaz ya da yapan kişi ve kuruluşlarla ilişki kuramaz. MADDE 5 ISH üyeleri hipnozun alelade kişiler tarafından (lay-hipnotist) uygulanmasını destekleyemez. a- Burada alelade kişi sözüyle herhangi bir bilimsel ya da tedavi edici mesleğe sahip olmayan yani hekim, diş hekimi psikolog ya da hipnoz uygulayıcısı olabilecek herhangi bir bilimsel meslek üyesi dışındaki kişiler tanımlanmaktadır. b- ISH üyeleri bu tür kişilere hipnoz tekniğini öğretemezler. Bu kişilere hipnoz hakkında bilgi verecek şekilde ama demontrasyonlarını ve hipnoz indüksiyonunu (meydana getirilmesini) öğretecek öğretici materyel içermeyen dersler verebilir. c- İlgili bilimsel alan ya da mesleklerin öğrencileri istisnadır. ISH hipnozun bağımsız bir bilim veya sanat olmadığını kabul ettiği için teknik, eğitim ve durumu ISH üyesi olmasını gerektirecek kişilerin gözetim ve denetiminde, ulusal alt birimin ya da ISH'in etik kurallarına bağlı olmak koşuluyla hemşireler veya tıp dışı asistanlar tarafından da kullanılabilir. Bir ISH üyesi ya da yukarıda sözü edilen şartlara haiz kişinin gözetim ve denetiminde olmak şartıyla bu tür kişiler eğitilebilirler. d- Basın ya da diğer iletişim araçlarının sıradan temsilcileri ile görüşmeler yapmaya, hipnoza zarar verilmesini en aza indirmek ve yanlış anlaşılmasını önlemek için, izin verilmiştir. Basın ve radyo temsilcileriyle konuşmak ya da TV'de görünmek derneğin yararına olacağı ve hipnoz hakkında doğru bilgi vereceği için hoş karşılanır. MADDE 6 Herhangi bir etik (ahlaki) kanunlar listesinin yapısı gereği tüm çalışmaları etik ya da etik değil şeklinde tek tek belirleyemediği görülmüştür. Profesyonel kişiler ya da bilim adamlarının kendi ülkelerindeki ahlaki değerlere ters düşen davranışları (örn. Kanun dışı davranışlar, hipnoz uygulayan diğer kişilere zarar verecek anlaşmazlıklar gibi) burada belirtilmediği halde ISH ile ters düşer. Uluslararası Hipnoz Derneği, sıradan kişilerin hipnoz uygulamak amacıyla eğitilmelerini, sıradan kişilerle hipnoz kullanımı konusunda ilişki kurulmasını, veya sıradan kişilerin hipnoz kullanımlarına yardımcı olmayı "ahlak dışı" sayar. HİPNOZ VE YASA Son yıllarda medyada çeşitli hipnoz programları yer alıyor. Çoğunlukla ehil olmayan ve yanlış yönlendiren kişilerin yaptıkları sahne gösterileri, hipnozun gerçek anlamını ve görevini gölgeliyor. Her konuda olduğu gibi sağlık konusundaki yasal boşluklar, her önüne gelenin "hipnoz yapıyorum, sorunları çözüyorum", gösterisine dönüşüyor. Bu tür programları izleyen aydın kişiler hipnozun gerçek anlamanı bir türlü kabullenemiyor. Oysa dünyanın gelişmiş ülkelerinde hipnoz denetim altına alınmış ve düzenlenen yasalarla doktor, dişhekimi ve klinik psikologların mesleki konularından tedavi amaçlı kullanmalarına izin verilmiş, sahne gösterileri ve bu üç meslek dışındaki kişilerin uygulamaları yasaklanmıştır. Bu bağlamda 1955 yılında İngiltere'de, 1958 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde yasalar gündeme gelmiş, hipnoz konusu denetim altına alınmıştır. Hipnozun ehil eller dışında kullanılmasının sakıncaları dikkate alınmıştır. Hipnozla tedavi; doktorun tıbbı eğitimi, sezgi, yargı ve deneyimiyle yapılır. Hipnoz bilinçli olarak yapıldığında en emin ve uygun bir tedavi aracı olurken, ehil olmayan kişilerce yapıldığında istenmeyen psikiyatrik tablolara neden olmaktadır. Bugün gelişmiş ülkelerde kurslar düzenlenmekte ve dersler verilmektedir. Amerikan Tıbbi Hipnoz Komitesi, hipnozun tıp fakültelerinde yaygın bir şekilde okutulması için programlar hazırlamıştır. Los Angeles Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Kolombiya Üniversitesi Tıp Fakülteleri, bu konuda sürekli kurslar düzenlemektedir. Ayrıca İngiltere, Avusturalya, Almanya, Fransa ve birçok ülkede, yerel hipnoz dernekleri, doktor diş hekimi ve psikologlar için kurslar düzenlerken, ülkemizde de kurulan Tıbbı Hipnoz Derneği, uluslararası etik kurallara beş yıldan bu yana kurslar düzenleyerek, mensuplarının konuya hakim olmalarına fırsat hazırlamaktadır. Leipzig'den Prof. Kleinsorge yanlış hipnoz kullanıma bağlı olarak meydana gelen 11O vakayı bilimsel kongrede sunmuştur. Hipnoz sırasında ortaya çıkan koroner vakası (1970); Belgrat'ta bir kişinin hipnozdan çıkamayıp doktor çağrılması, bir klüpte süjelerden birinin kateleptik hale getirilerek iki sandalye arasına yatırılıp üzerine 3 kişinin oturtulması sonunda ortopedik sorunlar çıkması, İskoçya Glasgow'da; transa sokulan ve bu sırada guguk kuşu olduğu fikrini benimseyip kendini guguk kuşu sanan hanımın bu halden çıkarılamayarak hastaneye kaldırılması gibi. Sahne gösterisi sırasında hipnozu öğrenen küçük bir çocuk, duvar üzerindeki arkadaşını hipnotize ederek, onun duvardan düşerek sakatlanmasına neden olmuştur. Bir gösterideki uyutmadan sonra otobüs şoförünün aracı kullanırken kaza yapması sonucu bir yolcunun ölümüne neden olmuştur. Bu ve pek çok örnek tedavi dışında ehil elleri de yapılmayan hipnozun tehlikesine örnektir. Bu ve benzeri nedenlerle hipnozda yasal düzenleme yapılmalıdır. Bu bölümde Tıbbi Hipnoz Derneği bülteninin sayı 3'ten alınan bir bölümü aynen aktarıyoruz: "Hipnoterapinin ve hipnozun günümüzdeki yaygın kullanımı, hipnozun ettiği ve hipnoz uygulamalarının yasal durumunu ister istemez ön plana çıkartmaktadır. Bu derlemede böyle bir yasal düzenlemenin gerekliliği ile dünyanın çeşitli ülkelerinde var olan hipnoz yasaları tartışılmış, ayrıca hipnozun ehil ellerde kullanılmamasının yaratacağı tıbbi sakıncalara dikkat çekmek hedeflenmiştir. Hipnozun adli tıp ve adli psikiyatrideki kullanımı, özellikle tanıklara uygulanması ve bu ifadelerinin geçerliliği ile ilgili çeşitli ülkelerdeki uygulamalar ve olgu örnekleri de bir başka makale konusu olarak ele alınacaktır. Bu yazının ülkemizde de ilerde oluşturulacak yasal düzenlemelere ışık tutabileceğini umuyoruz." HİPNOZ UYGULAMALARININ DÜZENLENMESİ ve GEREKLİLİĞİ Hipnoterapi, doktorun tıbbi eğitimi, yargılaması, sezgisi ve deneyimi ile yapılır. Hipnoz herhangi bir ilaç gibi kullanılabilir. Psikiyatrist sayısının yetersiz oluşu, doktorları psikiyatri konsültasyonu için zaman harcamaktan uzaklaştırmakta ve bu da hipnoterapinin genel tıpta güncel kullanımı ortaya çıkarmaktadır. Hipnotistlerin, hipnozla yapılan fiziksel ya da psikolojik tedavide doktor hasta ilişkisi sınırları içinde kalmaları ve bunu düzenleyen kuralların burada da geçerli olduğunu kabul etmeleri gerekmektedir. Hipnoz düzenli olarak uygulandığında ne kadar emin ise, uygunsuz çalışmalarda da süjelerin kişilik yapılarının ve hastalığın etkilerinin bazı beklenmeyen psikiyatrik tablolara yol açarak hipnozu o denli tehlikeli hale getirmesi mümkündür. Bugün için hipnoterapi konusunda resmi uzmanlaşma yoktur. Ama Amerikan Tıbbi Hipnoz Komitesi hipnozun tıp fakültelerinde okutulabilmesi için bir plan hazırlamıştır. Bu, klinik hipnozun öğretilmesinde en mantıklı yoldur. Şu anda Los Angeles Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Kolombia Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bu konuda kurslar düzenlenmektedir. Bunun yanısıra, birçok ülkede yerel hipnoz dernekleri doktor, dişhekimi ve psikologlar için kurslar düzenlenmektedirler. Bu tarz çalışmalar iki yıldır bizim ülkemizde Tıbbi Hipnoz Derneği'nin faaliyetleri içinde gerçekleştirilmektedir. Burada dünyada da olduğu gibi yalnızca üç meslek grubunun seçilmiş olması dernek tüzüğümüzde de gösterildiği gibi doğrudan tedavi sorumluluğuna sahip olmalarındandır. Hipnoz bir psikoterapidir ve British Medical Journal'a göre "uygulaması psikiyatrik müdahalenin söz konusu olabileceği ortamda yapılmalıdır". Hipnozla ilgili pek çok vaka ortaya çıkmış ve mahkemelere yansımıştır. Bunlarda, bazı kadınlar hipnoz altında tecavüze uğradıklarını söylemişler ancak, hemen tamamına yakını delil yetersizliği nedeniyle düşmüştür. Ayrıca posthipnotik telkiniyeti takiben olan cinayet ve soygun olayları da bildirilmiştir. Normal hasta-doktor ilişkileri içinde böyle bir suç pratikte olanaksızdır. Eğer böyle bir suç söz konusu ise o zaman aynı suçu kuvvetli bir ikna ile de gerçekleştirmek mümkündür. Günümüzde telkin edilebilirlik, hipnoz edilebilirlik kavramlarının yeniden gözden geçirilmesine gerek vardır, (şimdiki yasal ilkeler bazı olgularda geçerli, bazılarında geçersiz olmaktadır). Bu konuda standartlara gerek vardır ve bunlar da açık yasal tanımlamalara dayandırılmalıdır. Hipnotik telkiniyetin limitleri, kontrendikasyonları yeniden gözden geçirilmelidir. Prof. J. R. Hilgard "Journal of Nervous and Mental Disease" dergisine yazdığı makalede; başağrısı, titreme, nörotik semptomlar, depresyon ve intihar eğilimlerinde artma gibi belirtilerin amatörler ile sahne hipnozitörlerinin yaptıkları uygulamalarda ortaya çıkabileceğini ve bunun süje için tehlike oluşturabileceğinden söz etmektedir. William Nesbitt "Medical Times of California"da hekime bağımlılık transferans-kontrtransferans olaylarının ortaya çıkabileceğini savunur. Lagett Harding de eğlence amacıyla yapılacak hipnozun edinilecek kötü izlenimlerin toplumu etkileyebileceğini savunmuştur. British Medical Journal da (1978) ehil ellerde uygulanmayan tehlikeler şöyle özetlenmiştir. 1- Tıbbi anamnez alınmaması halinde, telkinle vahimleşecek bazı tıbbi ve psikiyatrik sorunlar gözden kaçabilir. 2- Anksiyöz hastalar daha da anksiyöz ya da depresif olabilirler. 3- Deprese kişilerde bu eğilim artarak kişiyi intihara sürükleyebilir. 4- Psikotiklerde semptomlar ağırlaşabilir. 5- Hipnoz bir psikoterapidir ve bu işin uzmanlarınca ya da çevrede onların varlığı durumunda uygulanmalıdır. 6- Beyin tümörlerini, nörolojik bozuklukları, hipoglisemiyi, hipotiroidiyi ve ilaç bağımlılığını tanıyabilmek tıbbi eğitimi gerektirir; aksi halde bu durumları bilmeyen bir hipnozitör, hipnozda bu hastalıkların yol açabileceği psikiatrik semptomları yanlış değerlendirebilir. 7- Hipnozun kullanımı kolayca suistimal edilebilir, çünkü ahlak dışı amaçlara yöneltilebilmesi kolaymış gibi gözükmektedir. 8- Katalepsinin bilmeden oluşturulması ortopedik sorunlar yaratabilir. 9- Doktor ve diş hekimleri uygulayacakları tedavi konusunda yeminlidirler. 10- Ortaya çıkabilecek sorunlar ilaç tedavisi ile giderilebilir ve bunun yapılabilmesi de ancak reçete ehliyeti olan kişilerin elindedir. Bu örnekler hipnozda yasal düzenlemenin gerekliliğini de gösterir. Bu konuda iki tip yasa söz konusu olabilir: 1- Sertifika 2- Lisans yasaları. Birincisi daha çok izin verici ve kimlerin hipnozu kullanamayacağını belirler niteliktedir. Doğal olarak yaptırıcı olabilmeleri amacıyla, bunların cezai yaptırımları da olmalıdır. Kendisini hipnotist olarak hazırlayan kimse tıp uygulaması için gerekli olan yasaları öğrenmek ve hipnoz pratiğinin de bunların çerçevesi içinde yer aldığını bilmek zorundadır. ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE GETİRİLEN YASAL DÜZENLEMELER ABD: Bu konuda 4 tür yasa söz konusudur. 1- Federal yasalar 2- Eyalet yasaları 3- Taşra yasaları 4- Belediye yasaları Ülkede tıbbi uygulama geniş çapta eyaletlerin kontorolüne bırakılmıştır ve 50 eyalet de birbirine çok yakın özellikler taşımaktadır. ABD'nin en etkin hipnoz kuruluşlarından Amerikan Klinik ve Deneysel Hipnoz Derneği (Society for Clinical and Experimental Hypnosis/SCEH)'nin tavrı hipnozun artık bir eğlence olamayacağı yönündedir. Hipnozun eğlence amacıyla kullanımının önlenmesi ile ilgili yasa çalışmalarında hipnozun deneysel ve klinik boyutları ortaya çıkmaktadır. Hipnozun tedavi amacıyla kullanımını sağlayan yasalar doğrudan doğruya tedavi uygulamalarının tıptaki yeri ile ilgilidir; deneysel çalışmalardaki kullanımının sağlanması da eğlence aracı olarak kullanımının önlenmesiyle mümkündür. Tabii ki kontrolün sağlanması, onu kimlerin uygulayabileceğinin açıkça belirtilmesiyle gerçekleşecektir. Bu noktada ortaya çıkan bir başka sorun da "Layhipnotist"ler konusudur. "Amatör hipnotistler" diye de çevrilebilecek bu terim hekim, dişhekimi ya da psikologlar dışındaki belli bir eğitim görmemiş ancak uzun süredir hipnoz uygulayan kişiler ile hipnoteknisyenleri kapsamaktadır. Yasaların çeşitli ülkelerde, hipnoz uygulamasını üç meslek grubu ile sınırlandırılması durumunda "lay hipnotist" devre dışı kalmaktadır. SCEH'nin eğilimi de bu yöndedir. Oysa Amerikan Etik Hipnoz Derneği (American Ethical Hypnosis/AEH) "lay hipnotistler"den yanadır. Bununla birlikte bu kuruluş da lay hipnotistlerin bağımsız olarak fakat doktor kontrolü altında çalışabileceklerini ilke olarak benimsemiştir. Ülke genelinde telkinle yapılan tedavi psikoterapi sınırları içerisindedir ve tümüyle tıbbi uygulama statüsünde değerlendirilmektedir. Bazı bölgelerde spesifik bir psikoloji yasası söz konusu olabilmektedir. O hallerde bile hipnozun yalnız psikoloji sertifikası" sınırları içinde düşünülemeyeceği ve daha çok tıbbi uygulama statüsünün esas alınması gerektiğine dikkat edilmelidir. ABD'de eyaletlerin yarısından çoğunda "psikoloji yasaları" vardır. Bunların yalnızca iki tanesinde (Kentucky ve Kuzey Carolina) psikoloji uygulamalarının tanımı arasında hipnoz sözcüğüne yer verilmiştir. İki eyalette ise (Florida ve California) yasalar hipnotiste az da olsa yasal yaptırımlar getirmiştir. Bundan da öte, bu yasalarda hangi koşullarda hangi hipnotistin çalışacağı da belirlenmiştir. Florida yasası 1959'da kabul edilmiştir ve kısıtlayıcı bir yasa niteliğindedir. Burada hipnozun kullanımı sağlık ile ilgili (healthing arts) sanatı uygulayan kişilerle sınırlandırılmıştır. Bunun yanısıra yine sağlıkla ilgili kişinin uygun göreceği ve bu işte yetişmiş "diğer kalifiye kişiler"e de ek bir hak tanınmıştır. Bu kişilerin tanımı ise son derece açık olarak yapılmıştır. "Diğer kalifiye kişiler" bir hekim tarafından profesyonel eğitim ve tecrübe konusunda kendilerine güvenilen hipnotik teknikleri tedavi amacıyla uygulama yetisine sahip ve bunu kontrol, direktif ve reçete uyarınca uygulayan meslek sahipleridir. Florida yasasıyla yalnız tedavi amacıyla uygulanan hipnoza düzenlemeler getirilmiştir. Tedavi dışı hipnoz için sınırlama yoktur çünkü, yaklaşık 10 yıldır tıbbi kontrol dışında hipnoz uygulaması söz konusu değildir. California yasası ise psikoloji lisansı konusunu işlemektedir ve burada hipnoz, psikoloji uygulaması içinde yer almıştır. California'da ayrıca yerel hipnoz kuruluşlarının etkisiyle hipnoz uygulaması yalnızca tıp, dişçilik ve psikoloji konusunda uzmanlaşmış kişilerin tekeline bırakılmıştır. Aşağıdaki Onam Formu her ne kadar hipnoz için düzenlenmemişse de etik hipnoz uygulamalarına örnek oluşturabilmesi bakımından önemlidir. KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA-UYGULAMA HASTANESİ TIBBİ-CERRAHİ GİRİŞİMLER İÇİN ONAM FORMU A. Ben.................................................Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma-Uygulama Hastanesinde kliniğin kendi işleyişine göre belirlenmiş olan hekimi ve/veya onun tedavi-cerrahi ekibi tarafından önerilen.....................................................girişimsel teşhis yöntemlerinin, tedavinin veya ameliyatın yapılmasını kabul ediyorum. B. Sorumlu Dr..........................................................................................tarafından bana; 1.Hastalığımın ne olduğu, C. Doktorumun bana yaptığı bu açıklamaları anladım ve bana verilen bilgilendirme formunu okudum. D. Bana yapılacak olan tedavi yada ameliyatın başarısı konusunda mutlak garanti verilemeyeceğini anlıyorum. E. Tavsiye edilen bu ameliyat/tedavi yöntemi sırasında ortaya çıkabilecek acil bir durumda, aynı ya da başka bir ekip tarafından ilave bir acil tedavi ya da cerrahi işlem gerekirse, bunun benim için en iyi olanın göz önünde tutularak yapılacağını biliyorum ve kabul ediyorum. F. Tedavim ya da ameliyatım sırasında gerektiğinde kan ve kan ürünlerinin kullanılabileceğini biliyorum ve kabul ediyorum. G. Bunlardan başka, vücudumdan çıkartılacak olan dokuların, parçaların ya da organların;hastane veya herhangi bir doktor tarafından teşhis, eğitim veya araştırma amacıyla kullanılmasını veya bunları hastanenin alışageldiği yöntemle ortadan kaldırmasını kabul ediyorum. H.yapılacak tıbbi işlemler sırasında kimliğimin gizleneceğini, mahremiyetime saygı gösterileceğini biliyorum. Yukarıda belirtilen konularda bana yeterli açıklama yapıldı, soru sorma şansı tanındı ve verilen bilgileri anladım. Hiç bir baskı ve zorlama altında kalmaksızın, gönüllü olarak bu tedavinin/ ameliyatın yapılmasını kabul ediyorum. Tarih.................................. Hastanın İmzası.......................... 1.Anestezi uzmanı tarafından bana tedavim ya da ameliyat için gereken anestezik ilaçlar..................................... Hastayı bilgilendiren anestezi uzmanı: KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA-UYGULAMA HASTANESİ Doktorum.......................................tarafından, bana ameliyatın ya da tedavinin özelliği, amacı, yararları, olası yan etkileri ve zararları açıklandı ve ben de anladım. Buna rağmen, ameliyatı ya da tedaviyi kabul etmiyorum. Tedaviyi ya da ameliyatı reddetmemin, sağlığımı ve yaşamımı tehlikeye sokabilecek olduğunu biliyorum ve sorumluluğunu yükleniyorum. Tarih............................................... İmza................................. Formu Hazırlayanlar: Doç.Dr.Nermin Ersoy (K.Ü.T.F. Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsü Bşk.) |
|||||||||||||
| copyright © 2007 Bilinçli Hipnoz Tüm hakları saklıdır.
designed by |